Sardes Nikel Madencilik                    
Çaldağ İşletmesi               Nikel               Teknoloji
08 Haziran 2010
'TEMA Vakfı Bilim Kurulu Raporu' İsimli Yazıya Cevap Yazımız. devamı...
04 Haziran 2010
Tema Vakfı'nın Şirketimiz Hakkında Başlattığı Karalama Kampanyasını Kınıyoruz. devamı...
7 Eylül 2009
İş başvuruları ile ilgili kamuoyu duyurusu. devamı...
 
 
   Yeni Sayfa 1

  GENEL BİLGİLER 




Çaldağ’ın düşük tenörlü nikel cevheri atmosferik liç tekniği ile zenginleştirilerek ekonomik bir değer elde edilecektir. Bu teknoloji, dünyada 25 yıldan beri bakır ve diğer düşük tenörlü minerallere uygulanan yığın liçi yönteminin Türkiye’de bulunan lateritik nikel cevherlerine uygulanmasıdır. Söz konusu yöntem 2005-2008 yılları arasında Çaldağ cevherinde başarı ile yerinde test edilmiştir. Çaldağ’da pilot proje olarak yapılan Ar-Ge çalışmalarını TÜBİTAK da değerlendirmiş ve projeye Ar-Ge desteği vermiştir. Şirket tüm proje için şimdiye kadar, 20 milyon Dolarlık kısmı fizibilite çalışmalarına olmak üzere, toplam 80 milyon Dolar yatırım yapmıştır.

Açık ocak işletmeciliğiyle çıkarılacak nikel cevheri, 2,5 milyon ton yıllık kapasite ile çalışacak kırma-eleme işleminden sonra, 700 metre genişliğinde ve 1.500 metre uzunluğunda bir alanda 4 metre yükseklikte yığıldıktan sonra %5 sülfürik asit içeren su ile damlama yöntemiyle muamele edilerek içerisindeki nikelin çözelti halinde kazanımı sağlanacaktır.
Çözeltideki nikel daha sonra kireç taşı ve soda külü ile kimyasal işleme tabi tutularak nikel çökeltisi elde edilecektir. İçerisinden nikeli alınan yığın, yıkanıp nötr hale getirildikten sonra ikinci 4 metrelik tabaka, işi biten birinci tabakanın üzerine inşa edilecektir.
İşletmenin ihtiyacı olan sülfürik asit, kurulacak 1 milyon ton/yıl kapasiteli tesiste granül kükürt yakılarak elde edilecek ve bu işlemden 30 Megawatt’lık elektrik enerjisi de yan ürün olarak üretilecektir. Sülfürik asit tesisi dünyanın en modern teknolojisi olan çift-kontakt metodunu kullanacak ve emisyon değerleri Türkiye ve Avrupa Birliği tarafından kabul edilen emisyon standartlarının %40’ını aşmayacaktır. Çaldağ projesi, liç yöntemi yerine konvansiyonel ergitme tekniği ile gerçekleştirilmiş olsaydı, yılda 3 milyon tonu aşkın karbondioksit (CO2)  atmosfere salınacaktı. Halbuki, liç yöntemi ile bunun sadece yirmide biri oranında CO2  emisyonu söz konusudur. Öte yandan işlenmiş cevherin rehabilite edilerek doğaya geri kazandırılmasının kolaylığı da yığın liçini bilinen diğer üretim yöntemlerinden bu alanda da çevresel olarak üstün kılmaktadır.

Projenin çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) ulusal ve uluslararası standartlarda yapılmış ve
T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından 2006 yılında onaylanmıştır. Çaldağ Projesinin
ÇED raporu ve izni, projeye muhalif bir grup tarafından iptali istemiyle mahkemeye verilmiş
ve Manisa İdari Mahkemesi’nce dava bir yıllık bir sürede görüşülmüştür. Bu süreçte,
Mahkeme tarafından Dokuz Eylül Üniversitesi’nden profesör seviyesinde üç kişilik bilirkişi
heyeti atanarak iddialar incelettirilmiştir. Bilirkişi heyetinin oybirliğiyle verdiği “olumlu”
raporundan sonra duruşmalı olarak görüşülen dava, mahkeme heyetince yine oy birliği ile
reddedilerek proje lehine sonuçlandırılmıştır.

Projenin 3 milyon m3/yıl su ihtiyacının Gediz nehrinden temini, mevcut kullanımı olumsuz
etkilememesi kaydıyla, DSİ tarafından onaylanmasına rağmen, şirketimiz su kaynaklarına
olan talebin giderek yoğunlaşacağını dikkate alarak alternatif çözüm üretmek için
çalışmaktadır. Bu doğrultuda, Çevre ve Orman Bakanlığı ve Turgutlu Belediyesi ile ortak bir
çalışma yapılmaktadır. Bu çalışma kapsamında, Turgutlu ’nun arıtılmadan Gediz nehrine
bırakılan atık sularının temizlenmesi ve temizlenen suyun bir bölümünün projenin su
ihtiyacının karşılanmasında kullanılması planlanmaktadır. Böylece, Çaldağ Projesi mevcut
su kaynaklarını kullanmadan su ihtiyacını temin edecek ve aynı zamanda Gediz nehrinin en
büyük kirlilik kaynağı ortadan kalkmış olacaktır.

Gediz vadisindeki düz bölgenin zengin tarım arazileri olması nedeniyle bu alanlarda yığın liçi
ve işletme için gereken minimum 200 hektarlık bir arazi kullanımı hem kanunen imkansız,
hem de sürdürülebilir kalkınma açısından uygun değildir. Madenin bulunduğu Çaldağ ise
hayli engebeli yapısından dolayı işletme kurulmasına uygun bulunmamaktadır. Cevherin,
tenörünün çok düşük olması sebebiyle de, işlenmeden uzak alanlara taşınması ekonomik ve
pratik bir çözüm olmadığı gibi, nakliyenin yaratacağı yakıt kaynaklı emisyonlar bakımından
da çevresel olarak doğru bir yöntem olduğundan söz edilemez. Zaten modern madencilik
anlayışı ve doğru mühendislik uygulamaları gereği, cevherin bulunduğu yerde işletilmesi tüm
dünyada kabul gören ,en çevreci madencilik yöntemidir. Dolayısıyla, yığın liçi ve işletme için
gereken alan için Çaldağ’ın eteklerindeki erozyon kontrol amacıyla ağaçlandırılmış hafif
meyilli ağaçlandırma arazisi tek alternatiftir.

Proje faaliyeti nedeniyle yeraltı su kaynaklarının ve toprak varlıklarının korunması amacıyla
bütün liç ve tesis alanlarının taban geçirimsiz tabakası Türk ve Avrupa Birliği standartlarına
uygun şekilde tasarlanmış olup, yönetmeliklerle istenen azami geçirimlilik katsayısı olan 10-9
m/s değeri 10-13 m/s’ye düşürülerek, sınır değerin 10 binde 1’ine indirilmiştir. Böylece
yörenin tarım ve su kaynaklarının faaliyetlerden etkilenmemesi garanti altına alınmıştır.
İşletme ve yığın liçi için, şirketimizin ÇED raporunda talep ettiği ve Bakanlıkça ÇED
kapsamında onaylanan liç ve tesis alanında envanteri çıkarılmış 143.461 kızılçam ağacı mevcuttur.
Yaşları 27-30 aralığındaki bu ağaçlandırma alanı biyolojik çeşitlilik açısından oldukça zayıftır.
Bununla beraber, şirketimiz bu plantasyon alanının da ülkemizin bir zenginliği olduğunun
bilinciyle, kesilecek ağaç alanına mukabil olacak Turgutlu-Irlamaz'ın kuzeyinde bulunan  inşaat
atığı doldurulmuş dere yatağını Turgutlu Belediyesi ile işbirliği içerisinde rehabilite ederek
ağaçlandırmayı ve burada bir şehir ormanı oluşturmayı planlamaktadır. Tesis alanında
kesilecek ağaçlar için, kanunların öngördüğü ağaç bedeli ve orman arazisi kullanım ücretleri
ödenmiş olup, şehir ormanı projesi madencilik faaliyetleri sırasında kullanılacak alanların 
işletmenin ilerlemesiyle birlikte eş zamanlı olarak şirketimiz tarafından rehabilitasyonuna ilave 
olarak gönüllü bir faaliyet olacaktır.  

Kurulacak şehir ormanına ilave olarak, bölgedeki diğer vakıf ve hayırseverlerin de desteği ve
Sardes Nikel’in önemli miktardaki katkısıyla, bir vakıf üniversitesi kurulması da planlanan
sosyal sorumluluk projelerimiz kapsamındadır. Sosyal sorumluluk projeleri için şirketimiz ilk
üç yıllık faaliyet döneminde 16 milyon ABD Doları tutarında bir kaynak ayırmıştır. Sonraki
yıllarda ise Sardes Nikel, ürün satış bedelinden elde edeceği kazancın ortalama %1,5’lik
kısmını her yıl üniversite ve diğer sosyal projelerde kullanılmak üzere Turgutlu’da bu amaçla
kurulacak bir vakfa aktaracaktır.

Türkiye’nin yer altı kaynaklarının %85’inin orman arazilerinde olduğu göz önüne alındığında,
böyle bir çözüm önerisinin ülkemizin yeraltı kaynaklarının optimum kullanımı için iyi bir orta
yol olduğu kanaatindeyiz. Şirketimiz, bu konudaki samimiyetini göstermek için şimdiye kadar
11 bini yetişkin olmak üzere 52 bin adet ağaç dikimini bölgede gerçekleştirmiştir. Çaldağ’da
hayata geçirilecek projenin madencilik ve sosyal projeler bakımından Türkiye’de ve dünyada
emsal teşkil edecek düzeyde yüksek kalitede titiz bir bir çalışmanın ürünü olduğunu
bilgilerinize sunarız.

Haziran 2009


 
Yasal Uyarı    -    Copyright © Sardes Nikel Madencilik A.Ş. Her hakkı saklıdır.